Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
vapour system
webpages
shady side
mark time!
fake a pose
all on
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"all on"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Bilgisayar
1
Bilgisayar
all on
expr.
tümü açık
"all on"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
fall on all fours
f.
dört ayak üzerine düşmek
2
Genel
crawl on all fours
f.
emeklemek
3
Genel
be all square on the accounts
f.
alıp vereceği olmamak
4
Genel
be on all fours
f.
domalmak
5
Genel
put all the cards on the table
f.
düşüncelerini açıkça söylemek
6
Genel
stake all one's money on one gamble
f.
rest çekmek
7
Genel
spend all of one’s money on drugs
f.
tüm parasını uyuşturucuya harcamak
8
Genel
be on the computer all day
f.
bütün gün bilgisayar/bilgisayarın başında olmak
9
Genel
be on the computer all day
f.
bütün gün bilgisayarda olmak
10
Genel
be on the computer all day
f.
bütün gün bilgisayarda takılmak
11
Genel
be found guilty on all charges
f.
tüm suçlamalardan suçlu bulunmak
12
Genel
on all fours
zf.
dörtayak
13
Genel
on all sides
zf.
dört bir tarafı
14
Genel
on all fours
zf.
dört ayak üzerinde
15
Genel
on all sides of
zf.
dört bir tarafı
16
Genel
on all occasions
zf.
her fırsatta
17
Genel
on all sides
zf.
her tarafta
18
Genel
on all hands
zf.
her yandan
19
Genel
on all sides
zf.
dört bir yanı
20
Genel
on all fours
zf.
dört ayak üstüne
21
Genel
on all fours
zf.
dört ayak üstünde
22
Genel
on all fours
zf.
tamamen örtüşerek
23
Genel
on all fours
zf.
eşit koşullarda
İfadeler
24
İfadeler
on most, if not all, days of the week
expr.
haftanın her günü olmasa da çoğu günlerinde
25
İfadeler
on all charges
expr.
tüm suçlamalardan
26
İfadeler
mirror mirror on the wall who's the fairest of them all
expr.
ayna ayna söyle bana var mı benden daha güzeli bu dünyada
27
İfadeler
mirror mirror on the wall who's the fairest of them all
expr.
ayna ayna söyle bana kim en güzel bu dünyada
28
İfadeler
mirror mirror on the wall who's the fairest of them all
expr.
ayna ayna söyle bana var mı benden güzeli bu dünyada
29
İfadeler
mirror mirror on the wall who's the fairest of them all
expr.
ayna ayna benden daha güzeli var mı dünyada
Konuşma Dili
30
Konuşma Dili
be all up on someone
f.
üzerine atlamak
31
Konuşma Dili
get down on all fours
f.
ellerinin ve dizlerinin üstünde durmak
32
Konuşma Dili
get down on all fours
f.
ellerinin ve dizlerinin üstünde eğilmek/yere çömelmek
33
Konuşma Dili
get down on all fours
f.
dört ayak üzerinde durmak
34
Konuşma Dili
all hands on deck!
expr.
herkes görev başına!
35
Konuşma Dili
all hands on deck!
expr.
herkes iş başına!
36
Konuşma Dili
all eyes are on me
expr.
tüm gözler bende
37
Konuşma Dili
all eyes on me
expr.
bütün gözler üstümde
38
Konuşma Dili
all eyes on me
expr.
tüm gözler bende
39
Konuşma Dili
all eyes are on me
expr.
bütün gözler üstümde
40
Konuşma Dili
(one) could go (on) all day (about something)
expr.
(biri bir şey hakkında) sonsuza kadar konuşabilir
41
Konuşma Dili
(one) could go (on) all day (about something)
expr.
(biri bir şey hakkında) bütün gün konuşabilir
42
Konuşma Dili
(one) could go (on) all day (about something)
expr.
(biri bir şey hakkında) durmadan konuşabilir
43
Konuşma Dili
(one) could go (on) all day (about something)
expr.
(biri bir şey hakkında) uzun uzadıya konuşabilir
44
Konuşma Dili
it'll be all right on the night
expr.
son kertede her şey güzel olacak
45
Konuşma Dili
it'll be all right on the night
expr.
günün sonunda her şey iyi olacak
46
Konuşma Dili
it'll be all right on the night
expr.
gecenin sonu aydınlık
47
Konuşma Dili
it'll be all right on the night
expr.
gün doğmadan neler doğar
48
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm dikkatler (birinde/bir şeyde)
49
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
bütün gözler (birinde/bir şeyde)
50
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
bütün gözler birinin/bir şeyin üzerinde
51
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm dikkatler birinin/bir şeyin üzerinde
52
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm gözler (birinin/bir şeyin) üzerinde
53
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
bütün gözler birinin/bir şeyin üzerinde
54
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
herkesin gözü/dikkati (birinin/bir şeyin) üzerinde
55
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm dikkatler birinde/bir şeyde
56
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm dikkatler (birinin/bir şeyin) üzerinde
57
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
bütün gözler (birinin/bir şeyin) üzerinde
58
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm dikkatler birinde/bir şeyde
59
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
bütün gözler birinde/bir şeyde
60
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm gözler birinin/bir şeyin üzerinde
61
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
herkesin gözü/dikkati birinin/bir şeyin üzerinde
62
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
bütün gözler birinde/bir şeyde
63
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
herkesin gözü/dikkati birinin/bir şeyin üzerinde
64
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm dikkatler birinin/bir şeyin üzerinde
65
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm gözler birinin/bir şeyin üzerinde
66
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm gözler birinin/bir şeyin üzerinde
67
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
bütün gözler (birinde/bir şeyde)
68
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
herkesin gözü/dikkati birinin/bir şeyin üzerinde
69
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
bütün gözler birinde/bir şeyde
70
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
bütün gözler (birinin/bir şeyin) üzerinde
71
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm dikkatler birinin/bir şeyin üzerinde
72
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
bütün gözler birinde/bir şeyde
73
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm dikkatler birinin/bir şeyin üzerinde
74
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm dikkatler birinde/bir şeyde
75
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
tüm gözler birinin/bir şeyin üzerinde
76
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
bütün gözler birinin/bir şeyin üzerinde
77
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
herkesin gözü/dikkati (birinin/bir şeyin) üzerinde
78
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
herkesin gözü/dikkati birinin/bir şeyin üzerinde
79
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm gözler (birinin/bir şeyin) üzerinde
80
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm dikkatler (birinin/bir şeyin) üzerinde
81
Konuşma Dili
all eyes are on (someone or something)
expr.
tüm dikkatler (birinde/bir şeyde)
82
Konuşma Dili
all eyes are on somebody/something
expr.
bütün gözler birinin/bir şeyin üzerinde
83
Konuşma Dili
all eyes are on someone/something
expr.
tüm dikkatler birinde/bir şeyde
Deyim
84
Deyim
plague-on-all-your-houses
i.
felaket
85
Deyim
agree on all hands
f.
ağız birliği yapmak
86
Deyim
agree on all hands
f.
söz birliği yapmak
87
Deyim
be firing on all cylinders
f.
tam güçte/verimlilikte çalışmak
88
Deyim
run on all cylinders
f.
sorunsuz çalışmak
89
Deyim
run on all cylinders
f.
tıkır tıkır işlemek
90
Deyim
run on all cylinders
f.
tıkır tıkır çalışmak
91
Deyim
keep it all on track
f.
yoldan sapmamak
92
Deyim
be up on all the trends
f.
modayı sıkı sıkıya takip etmek
93
Deyim
work on all cylinders
f.
tam kapasite çalışmak
94
Deyim
work on all cylinders
f.
en üst verimlilik, hız ve üretkenlikle çalışmak
95
Deyim
work on all cylinders
f.
bir motordaki tüm silindirleri çalışır halde tutmak
96
Deyim
work on all cylinders
f.
tüm gücüyle çalışmak
97
Deyim
hit on all six
f.
tam kapasite çalışmak
98
Deyim
hit on all six
f.
olabildiğince verimli ve rahat çalışmak
99
Deyim
hit on all six
f.
harıl harıl çalışmak
100
Deyim
be firing on all cylinders
f.
tam kapasite çalışmak
101
Deyim
be firing on all cylinders
f.
tıkır tıkır işlemek/çalışmak
102
Deyim
be hitting on all cylinders
f.
tıkır tıkır çalışmak
103
Deyim
be hitting on all cylinders
f.
tam kapasite çalışmak
104
Deyim
be hitting on all cylinders
f.
tam güçte verimlilikte çalışmak
105
Deyim
fire on all four cylinders
f.
tam kapasite işlemek/çalışmak
106
Deyim
fire on all cylinders
f.
tam güçte işlemek/çalışmak
107
Deyim
fire on all four cylinders
f.
tam verimlilikte işlemek/çalışmak
108
Deyim
fire on all cylinders
f.
tam verimlilikte işlemek/çalışmak
109
Deyim
fire on all cylinders
f.
tam kapasite işlemek/çalışmak
110
Deyim
fire on all cylinders
f.
tam/son hız işlemek/çalışmak
111
Deyim
fire on all cylinders
f.
tüm silindirler devrede/çalışır durumda olmak
112
Deyim
fire on all four cylinders
f.
tam güçle işlemek/çalışmak
113
Deyim
fire on all cylinders
f.
tam güçle işlemek/çalışmak
114
Deyim
fire on all four cylinders
f.
tam/son hız işlemek/çalışmak
115
Deyim
fire on all four cylinders
f.
tam güçte işlemek/çalışmak
116
Deyim
hit on all cylinders
f.
sorunsuz çalışmak
117
Deyim
hit on all cylinders
f.
olabildiğince verimli ve iyi çalışmak/işlemek
118
Deyim
hit on all cylinders
f.
tam güç çalışmak/işlemek
119
Deyim
hit on all cylinders
f.
son hız/tam verimlilikle çalışmak/işlemek
120
Deyim
hit on all cylinders
f.
tıkır tıkır işlemek/çalışmak
121
Deyim
touch (on) all (the) bases
f.
bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
122
Deyim
touch (on) all (the) bases
f.
bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
123
Deyim
touch (on) all (the) bases
f.
tüm detayları dahil etmek
124
Deyim
touch (on) all (the) bases
f.
tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
125
Deyim
all right on the night
s.
gün doğmadan neler doğar
126
Deyim
all right on the night
s.
son anda iyiye giden
127
Deyim
all right on the night
s.
gecenin sonu aydınlık
128
Deyim
all right on the night
s.
son anda güzel/iyi olan
129
Deyim
all right on the night
s.
günün sonunda iyi olan
130
Deyim
all right on the night
s.
su yolunu bulur
131
Deyim
all right on the night
s.
kervan yolda düzülür
132
Deyim
all right on the night
s.
son anda düzelen
133
Deyim
all right on the night
s.
gecenin sonu aydınlık
134
Deyim
all right on the night
s.
gün doğmadan neler doğar
135
Deyim
all right on the night
s.
günün sonunda iyi olan
136
Deyim
all right on the night
s.
son anda güzel/iyi olan
137
Deyim
all right on the night
s.
son anda iyiye giden
138
Deyim
all right on the night
s.
su yolunu bulur
139
Deyim
all right on the night
s.
son anda düzelen
140
Deyim
all right on the night
s.
kervan yolda düzülür
141
Deyim
on all fours
expr.
eller ve dizler üstünde
142
Deyim
on all fours
expr.
emekleyerek
143
Deyim
on all fours
expr.
dört ayak
144
Deyim
on all hands
expr.
her yönden
145
Deyim
on all hands
expr.
her yanda
146
Deyim
on all hands
expr.
her tarafta
147
Deyim
on all hands
expr.
her yandan
148
Deyim
on all hands
expr.
herkeste
149
Deyim
all eyes are on someone
expr.
tüm gözler üzerinde
150
Deyim
all hands on deck!
expr.
herkes iş başına!
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of all on
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy